Tüm yazılar
20 · Ürün ve analiz · 2026.02 · 5 dk

İki dilde yayın: NoktaTR'de içerik, akış ve arayüz birlikte

NoktaTR, .tr dergisinin kültür, sanat ve edebiyat içeriğini Türkçe ve İngilizce olarak dijital ortama taşıyor. Bu notta içerik yapısı, editoryal akış ve arayüz hiyerarşisinin neden birbirinden bağımsız kararlar olmadığını anlatıyorum.

01Dergiden ekrana

NoktaTR, kültür, sanat ve edebiyat dergisi .tr için geliştirilen Türkçe ve İngilizce bir dijital yayın platformu. Vitrin, yönetim paneli ve API'den oluşuyor. Okurun gördüğü web deneyimi ile içerik hazırlama ve yönetme akışları aynı sistemin parçaları. Next.js ile yazılan web ve yönetim arayüzleri, NestJS servisleri ve Prisma veri erişimiyle çalışıyor. Bu bir şirket projesi; uygulama katmanlarında, içerik yönetimi akışlarında ve geliştirme-teslim süreçlerinde görev aldım.

Dergi içeriğinin okunabilir bir web deneyimine dönüşmesi işin yalnızca bir yarısı. Diğer yarısı, yayın ekibinin bu içeriği sürdürülebilir biçimde yönetebilmesi. Bu iki yarı birbirinden ayrı düşünüldüğünde, ya okur için güzel ama yönetmesi zor bir site, ya da yönetmesi kolay ama okuması sıradan bir site ortaya çıkıyor. Bu yüzden iki yarıyı aynı anda düşünmeye çalışıyorum.

02Üç karar, tek karar

Bu projeden çıkardığım en önemli düşünce şu: dijital yayıncılıkta içerik yapısı, editoryal akış ve arayüz hiyerarşisi birbirinden bağımsız kararlar değil. İçeriği nasıl modellediğiniz, editörün onu nasıl hazırlayacağını belirliyor. Editörün hazırlama biçimi, okurun sayfada neyi önce göreceğini belirliyor. Okurun deneyimi de geri dönüp içerik modelinden bir şey talep ediyor. Geliştirme sırasında bu üç alanı birlikte düşünmeye çalışıyorum.

İçerik modeli, editörün iş akışı ve okurun gözü aynı kararın üç yüzü.

03İçerik yapısı

Bir dergi yazısı yalnızca başlık ve gövdeden oluşmuyor. Yazar, kategori, görseller, alıntılar, ilişkili içerikler gibi parçaların her biri, hem yönetim panelinde bir alana hem de okur sayfasında bir yere karşılık geliyor. Bence içerik yapısını kurarken sorulması gereken soru “hangi alanlar lazım” değil, “bu alan okura ne anlatacak ve editör onu nasıl dolduracak” sorusu.

Yapı çok serbest olduğunda her yazı farklı görünür ve arayüz tutarlılığını kaybeder. Çok katı olduğunda ise editoryal ifade alanı daralır. Kültür ve edebiyat içeriği gibi biçimin de anlamın parçası olduğu bir alanda, bu dengeyi kurmak ayrıca önem taşıyor. Bu yüzden yapıyı belirlerken birkaç farklı içerik türünü örnek alıp, her birinin aynı kalıba sığıp sığmadığına bakmak bence iyi bir alışkanlık.

04Editoryal akış

Yönetim paneli, yayın ekibinin günlük çalışma alanı. Bir içeriğin hazırlanması, gözden geçirilmesi ve yayına alınması gibi adımlar panelde nasıl ifade ediliyorsa, ekibin işi de o kadar rahat ya da o kadar zor oluyor. Benim bu tür akışlarda önem verdiğim şey, panelin teknik veri modelini değil, editörün düşünme biçimini yansıtması. Editör “bir yazı hazırlıyorum” diye düşünür, “bir kayıt oluşturuyorum” diye değil.

Vitrin, yönetim paneli ve API'nin ortak bir yayın modeliyle çalışması burada belirleyici. Panelde girilen içerik ile vitrinde görünen içerik aynı modelden besleniyorsa, editör yaptığı değişikliğin okura nasıl yansıyacağını daha kolay öngörebilir. Model ayrıştığında ise panelde görülen ile okurun gördüğü arasında küçük ama yorucu farklar oluşur.

05İki dil, bir yayın yapısı

Türkçe ve İngilizce içerikler ürünün yayın yapısında birlikte ele alınıyor. İki dilli yayında bence en kritik soru, iki dilin birbirine nasıl bağlandığı. Bir yazının iki dildeki hâli aynı içeriğin iki yüzü mü, yoksa birbirinden bağımsız iki içerik mi? Bu sorunun cevabı hem veri modelini, hem editörün iş akışını, hem de okurun diller arasında nasıl geçiş yapacağını etkiliyor. İlk yaklaşım dilleri sıkı bağlar, ikincisi daha fazla serbestlik verir; ikisinin de bir bedeli var.

Dil burada bir arayüz ayarı değil, içeriğin kendisinin bir boyutu. Başlık uzunlukları, metin ritmi ve tipografik denge dilden dile değişebiliyor; arayüz hiyerarşisinin iki dilde de dengeli kalması gerekiyor. Bu yüzden iki dilli bir yayını sonradan eklenen bir çeviri katmanı olarak değil, baştan tasarlanan bir yapı olarak düşünmeyi tercih ediyorum.

06Teslim tarafı

Görevim geliştirme ve teslim süreçlerini de kapsadığı için, yayın ürününe bir de yayında kalma açısından bakmam gerekti. Bir yayın platformunda yapılan değişiklik yalnızca kodu değil, yayındaki içeriği ve editörün alışkanlıklarını da etkiliyor. Bu yüzden bence teslimde sorulması gereken soru “çalışıyor mu” kadar “okur ve editör için bir şey bozuldu mu” sorusu. Yayın ürünlerinde güven, okurun ve editörün her gün aynı şeyle karşılaşmasıyla kuruluyor.

İlgili yazılar
  1. 21Klinik başvuru sisteminde formun arkasındaki süreçÜrün ve analiz2026.015 dk
  2. 22Yazılımdan donanıma: bina yıkama drone'u ve Raspberry Pi ekranlarıAr-Ge ve donanım2025.125 dk